12 Eylül 2026 · Cumartesi · Özel Haberin Kaynağı
SON TV
SON DAKİKA
Adalet Bakanlığı

Kaşif Kozinoğlu dosyasında 15 yıl sonra şoke eden iz! Takipsizlik kararı ve Adli Tıp’taki esrarengiz hırsızlık!

MİT eski yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin 15 yıl sonra yeniden açılan soruşturmada geçmişte yaşanan kritik gelişmeler de yeniden gündeme geldi. Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin 2012’de verilen takipsizlik kararı ile ölümünden günler sonra Adli Tıp Kurumu’nda meydana gelen hırsızlık olayı dosyanın en dikkat çekici başlıkları arasında yer alıyor. O dönem Kozinoğlu’na ait kan, doku ve saç örneklerinin çalınmış veya değiştirilmiş olabileceği iddia edilmiş, Adli Tıp Kurumu ise bu iddiayı kesin bir dille reddetmişti.

 

SON.TV/İSTANBUL

MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesinin üzerinden yaklaşık 15 yıl geçtikten sonra yeniden açılan soruşturma derinleşiyor.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yeni soruşturmada, Kozinoğlu’nun ölümünden sonra yaşanan olaylar, sağlık müdahalesinin zamanlaması, cezaevi görevlilerinin tutumu, 112 ve hastane kayıtlarının yanı sıra geçmiş soruşturmanın nasıl yürütüldüğü de yeniden önem kazandı.

2012 yılında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen dosyanın 26 Ağustos 2026’da yeniden açılmasıyla birlikte, yıllardır tartışılan bazı kritik ayrıntılar da yeniden mercek altına alındı.

2012’DE DOSYAYA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı.

Dönemin kayıtlarına göre soruşturma yaklaşık 5 ay sürdü. MİT’ten Kozinoğlu’nun sağlık dosyası istendi ve 2005 yılından itibaren kalp rahatsızlığına ilişkin tetkiklerin bulunduğu belirtilen belgeler Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Adli Tıp Kurumu’nun ölümün kalp-damar rahatsızlığına bağlı doğal ölüm olduğu yönündeki değerlendirmesinin ardından 11 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Ancak bu karar yıllar sonra yeniden yargı önüne taşındı. Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kaldırıldı ve Kozinoğlu’nun ölümü yeniden soruşturulmaya başlandı.

SABAH’IN GÜNDEME GETİRDİĞİ SAVCI İDDİASI

Sabah’ın yayımladığı son haberde ise eski soruşturmayı yürüten dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören hakkında dikkat çeken bir iddia gündeme getirildi.

Haberde, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmayı takipsizlikle sonuçlandıran İşgören’in daha sonra FETÖ bağlantısının ortaya çıktığı ileri sürüldü.

SON.TV’nin ulaştığı açık kaynaklarda 2012 tarihli Anadolu Ajansı haberi, Kozinoğlu soruşturmasının dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören tarafından yürütüldüğünü ve takipsizlikle sonuçlandırıldığını doğruluyor. Ancak İşgören hakkındaki FETÖ bağlantısının hukuki statüsü ve varsa kesinleşmiş yargı kararının ayrıntıları erişilebilen kaynaklarda aynı açıklıkta yer almıyor. Bu nedenle söz konusu bölüm Sabah’ın aktardığı iddia çerçevesinde değerlendirilmelidir.

ÖLÜMDEN GÜNLER SONRA ADLİ TIP’TA HIRSIZLIK

Dosyadaki en dikkat çekici olaylardan biri ise Kozinoğlu’nun ölümünden kısa süre sonra İstanbul Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’nda yaşandı.

24 Kasım 2011 tarihli haberlere göre, tamirci görüntüsü veren bir kişi Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Daire Başkanlığına girdi.

Şüphelinin elinde metal metre ve çeşitli malzemeler bulunduğu, su sebili takacağını söyleyerek bazı çalışanları bulundukları yerlerden çıkardığı aktarıldı.

Şahıs daha sonra dönemin Kimya İhtisas Daire Başkanı Doç. Dr. Mahmut Aşırdizer’in odasında bir süre yalnız kaldı.

Olayın ardından cüzdan, cep telefonu ve bazı kişisel eşyaların çalındığı belirlendi. Şüpheli daha sonra güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu yakalandı.

KOZİNOĞLU’NUN DOKU ÖRNEKLERİ DE AYNI DAİREDEYDİ

Hırsızlığı sıradan bir adli olay olmaktan çıkaran ayrıntı ise Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin incelemede kullanılan materyallerin de Kimya İhtisas Dairesine gönderilmiş olmasıydı.

Dönemin basınında, Kozinoğlu’ndan alınan kan, doku ve saç teli örneklerinin çalınmış veya başka örneklerle değiştirilmiş olabileceği iddiası ortaya atıldı.

Hırsızın bazı personeli dışarı çıkardıktan sonra belirli bölümlerde yalnız kalması şüpheleri daha da artırdı.

Ancak bu noktada önemli bir resmi açıklama geldi.

ADLİ TIP KURUMU “ÖRNEKLERE MÜDAHALE EDİLMEDİ” DEDİ

Adli Tıp Kurumu, 24 Kasım 2011’de yaptığı açıklamayla Kozinoğlu’na ait materyallerin çalındığı veya değiştirildiği iddialarını reddetti.

Kurum, hırsızlığın gerçekleştiği ofis bölümü ile materyallerin tutulduğu laboratuvar bölümünün birbirinden ayrı olduğunu; laboratuvara kartlı geçiş sistemiyle girildiğini ve yetkisiz kişilerin buraya erişemediğini açıkladı.

Kozinoğlu’na ait materyallerin muhafaza edildiği soğuk odanın ayrıca korunduğu, Morg İhtisas Dairesinde “şahit numune” tutulduğu ve kamera kayıtlarında yetkisiz bir kişinin materyallerin bulunduğu alanlara girdiğinin tespit edilmediği bildirildi.

Dolayısıyla Kozinoğlu’nun doku örneklerinin gerçekten çalındığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış kesinleşmiş bir tespit bulunmuyor. Olay, yeni soruşturma açısından dikkat çeken tarihsel bir şüphe olarak önemini koruyor.

15 YIL SONRA TAKİPSİZLİK KALDIRILDI

Dosyanın kaderi Ağustos 2026’da değişti.

Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla eski takipsizlik kararı kaldırıldı.

Böylece Kozinoğlu’nun ölümünün doğal nedenlerle gerçekleşip gerçekleşmediği, ölümde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığı ve cezaevindeki acil müdahale sürecinde ihmal olup olmadığı yeniden araştırılmaya başlandı.

Yeni soruşturmada özellikle Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı dakikalarda yaşananlar üzerinde duruluyor.

ACİL DURUM BUTONU VE RADYO İDDİASI DOSYADA

Soruşturmaya yansıyan iddialara göre Kozinoğlu rahatsızlandıktan sonra koğuş arkadaşı emekli Albay Hasan Atilla Uğur acil durum butonuna bastı.

Olay tarihinde infaz koruma memuru olan Ferhat V.G.’nin ise çağrıya müdahale etmek yerine bulunduğu yerde radyonun sesini yükselttiği ve bunun müdahalenin gecikmesine neden olduğu ileri sürüldü.

Ferhat V.G.’nin daha sonra cezaevindeki görevinden ayrıldığı, Fatih Üniversitesine kayıt yaptırdığı ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yurt dışına çıktığına ilişkin bilgiler de güncel soruşturma haberlerine yansıdı.

Savcılık şimdi Kozinoğlu’na ölümünden önce zehirlenmeye veya kalp krizine yol açabilecek herhangi bir ilaç ya da madde verilip verilmediğini de araştırıyor.

SORUŞTURMADA İKİNCİ DALGA OPERASYON

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında önce olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan kişiler hakkında işlem yapıldı.

Ardından soruşturmanın ikinci dalgasında 7’si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alındı.

İkinci dalgada Kozinoğlu’na olay günü müdahalede bulunan doktor, acil tıp personeli ve ambulans görevlilerinin yanı sıra gazetecilerin de aralarında bulunduğu isimlerin ifadelerine başvuruldu.

İlk operasyon kapsamında adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol talep edildi, 2 kişi ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

FETH-İ KABİR KARARI VERİLDİ

Soruşturmanın en kritik adımlarından biri de Kaşif Kozinoğlu’nun mezarının açılması kararı oldu.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve ölümünde üçüncü kişi müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla feth-i kabir kararı aldı.

İşlemin 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan heyet tarafından gerçekleştirilmesi planlandı.

Mezardan alınacak kemik, toprak ve diğer materyallerin; cezaevinin kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte incelenmesi öngörüldü.

11 Eylül için planlanan feth-i kabir işleminin ise teknik ve prosedürel hazırlıklar nedeniyle ertelendiği bildirildi.

ADLİ TIP YENİDEN ÖLÜM NEDENİNİ ARAŞTIRACAK

Yeni incelemeler tamamlandıktan sonra Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulunun Kozinoğlu’nun kesin ölüm sebebine ilişkin yeni bir mütalaa hazırlaması bekleniyor.

Bu raporda yalnızca ölüm nedeni değil, Kozinoğlu’nun ölümünde üçüncü bir kişinin müdahalesi bulunup bulunmadığı da değerlendirilecek.

Böylece 2012 yılında “doğal ölüm” değerlendirmesiyle kapatılan dosya, yaklaşık 15 yıl sonra yeni deliller, yeni ifadeler ve yeniden yapılacak adli tıp incelemeleri ışığında baştan ele alınmış olacak.

15 YIL ÖNCEKİ KARANLIK ZİNCİR TEK TEK İNCELENİYOR

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında şimdi birbirini takip eden kritik olaylar yeniden inceleniyor: 12 Kasım 2011’de cezaevindeki ölüm, acil müdahale süreci, Adli Tıp incelemeleri, ölümden kısa süre sonra Adli Tıp Kurumu’nda meydana gelen hırsızlık, 2012’de verilen takipsizlik kararı ve olay tarihinde görev yapan personelin sonraki süreçleri.

Yeni soruşturmanın, geçmişte kamuoyunda cevapsız kalan bu sorulara adli ve bilimsel deliller üzerinden yanıt araması bekleniyor.

ETİKETLER: #KaşifKozinoğlu #MİT #Silivri #SilivriCezaevi #AdliTıp #FETÖ #Aliİşgören #FethiKabir #SilivriCumhuriyetBaşsavcılığı #Soruşturma

 

KAYNAK:SABAH